Mecnuna çok benziyorum lan ben. Bende yıllardır 2. sınıftayım alltan bir matematiğimiz var. Geçirmiyolar şerefsizler :)
Umarım aşk hayatımız benzemez..
(Kaynak: usengecinsan)
Aragon zamanında şöyle demiş:
“Beni sev ya da benden nefret et, ikisi de benim yararıma; seversen hep kalbinde olurum, nefret edersen hep aklında…”
Yaşasaydın seni bağrıma basardım Aragon.
13-15 yaşında, tecavüze uğrayan kızlarımıza ”kendi rızası vardı” diyen Tayyip hukukçularına hukuk dersi niteliğinde, yüzleri kızarır belki… İngiliz yargıç, gece yarısı parktan geçen kızı korkutan adama 7 yıl 7 gün hapis verince, şaşıran gazeteciler sormuşlar: ‘Adam kıza elini bile süremedi… Kaçan kızın çığlıklarına yetişenler de: “Adamı yakaladılar. Bu 7 yıl, 7 gün çok değil mi?’ Yargıcın yanıtı hukuk tarihine geçecek düzeydedir: - “Kızı korkutmanın karşılığı 7 gündür. 7 yıl, İngiliz kızlarının gece yarısı parkta dolaşma özgürlüklerine saldırmanın cezasıdır.. NİHAT GENÇ
Yaşanmışlık acıtır ya insanın canını. Güzel geçen günler. Varoluş amacının değiştiği zamanlar.. Ya yaşanmamışlıklar, yaşanamamışlıklar!.. En az yaşanmışlıklar kadar acıtır. Bir ilişkinin nasıl başladığından çok, nasıl bittiği önemlidir. Rüyalarımızda hiç farkında olmadan bir sahil kasabasındayızdır yada birilerinden kaçıyoruzdur. O anda sorgulamayız ben buraya nasıl geldim, ne zaman geldim. Sadece o an vardır. Rüyada ne gördüğümüzden çok, uyadığımızda rüyamızın nasıl bittiği önemlidir. Yaşamla, rüyaların okadar ortak yönü var ki.. Ansızın bir olayın içinde buluruz kendimizi, nerden, nasıl geldiğimizi sorgulamaksızın.. Kimi zaman bir aşkla, kimi zaman bir ayrılıkla.. Sebeplerin ve sonuçların değiştirilebilir olduğunu umarak. Beklentiler içinde.. Karmaşık haller, rüyalar ve kâbuslar..
Ne diyordum yaşanmışlıklar.. Yada yaşanamamışlıklar.. Bazen seçimlerimiz bizi mutsuz etse bile, sonuçta mutsuz olsak bile, aklımız hep seçemediğimizde kalır..
-Sevgilin var mı?
-Yok
-Aha yaktım çıranı ben sevgilin!
-Askım valla babam sandım
-Ben abin bekle geliyorum…
-Abi telaştan öyle dedim yaa
-Ben doktor size telaş yapmayın demedim mi çocuk düşebilir!
-Özür dilerim doktor bey
-Ben annen hamile misin kızım sen!
-Of ya ölmek istiyorum
-Ben tabutçu kesin ölüyor musun ona göre ölçü alalım
Gerçek sevgi nasıl diye soruyordunuz.. Adam güzelce açıklamış :)