View photo
  • 1 gün önce
  • 4
View photo
  • 1 gün önce
  • 3293
View photo
  • 1 gün önce
  • 62509
  • AnonimSen nasıl bi adamsın acaba ki bu kadar Saçmalığı bir çırpıda yazmışsın ben merak ediyorum gerçekten burcun ne acaba?
  • Bir çırpıda yazmadım! Bu kadar saçmalığı yazan birinin burcunu merak edebilecek kadar saçma bir insansın.

View answer
  • 1 gün önce
  • 1

Özgürlüğü Arayanlara Bir Mektup

Özgürlüğü Arayanlara Bir Mektup

Korkunun Ölümü Manifestosu / Âşıklar Kabilesi Remiksi

Ey Özgürlüğü Arayanlar,
Gönül Elçileri, Ruh Terzileri

Ne oldu bize altmışlardan sonra? Nereye gitti tüm o kabileler?
Ne oldu bize Kutsal Çingene ruhları yok olduktan sonra? Ritim tuttuğumuz o çok eski titreşimleri hatırla.

Neyi kaybettik, ne kadarını geri alamayız?
Hangi ilahileri unuttuk, hangilerini söyleyemeyiz?

İnsanlar ruhunu kaybetti.
Bozuk fotokopi makineleri; tonersiz, içi boş.

Yitip giden şamanların yerini kim alacak?
Tamtamları kim çalacak, iblisleri kim kovacak?

Seni kim özgür bırakacak? Renkli televizyonunu kim parçalayacak?
Efsunlu ağacına kim bakacak? O pek kıymetli CV’ni kim yakacak?

Ağaçlarla kim konuşacak? Atlantis’i kim yukarı çıkaracak?
Balarılarıyla kim uçacak? Petekten galaksileri kim kuracak?

Seni kim kışkırtacak? Kim seni baştan çıkaracak?
Seni kim uyandıracak, kim sarıp sarmalayacak?

Balinaları kim kurtaracak, onlar seni kurtarmadan önce?
Kutup ayılarını kim selamlayacak, onlar seni son kez selamladıktan sonra?

Kim yutacak gözyaşlarını, korkularını kim yok edecek?
Kulağına kim fısıldayacak, uykucu oyuncak ayılarını kim uyandıracak?

Ayartmaya çalışanlara kim direnecek? Kim tutunacak meşaleye?
Daveti kim kabul edecek? Yepyeni verandanı kim önüne koyacak?

Bitkilerin bilgeliğini kim sürdürecek?
Çölde yalnız karıncalarla kim yürüyecek?

Biz gittikten sonra seni gazetelerden kim kurtaracak?
Batan güneşi kim yeniden doğduracak?

Eros ve Afrodit’i kim diriltecek?
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceleri kim uyandıracak?

John F. Kennedy’yi kim baştan çıkaracak? Çıplak Micky Mouse?
Yeni Oswald’ı kim silahlandıracak? Kapkara Beyaz Saray?

Kate Moss’u kim çarmıha gerecek, iskeletleri kim tılsımlayacak?
İsa’nın hacını kim mumyalayacak, binlerce ton silahı kim bıraktıracak?

Kim ruhunu canlandıracak ve aydınlanmanın fitilini ateşleyecek?
Kim çıldırtıncaya kadar seni zorlayacak, kim yakıp kül edecek korkularını?

Zamanı kim silecek? Kim çizecek yeni Maya takvimini, uyuşturucuları kim uyandıracak?
Zamanı kim yazacak? Kim silecek Maya takvimini ve uyutacak uyananları?

Aklı at bir kenara. Kim açacak ardına kadar bacaklarını?
Mevsimleri unut? Kim pişirecek Fabergélerin mücevher kakmalı paskalya yumurtalarını?

Kim reddedecek sürününü parçası olmayı, tehlikeye meydan okuyacak, neşeyle haykıracak?
Kim sormadan kabul etmeyecek, öfkeyi reddedecek, nazlı nazlı gülümseyecek?

Atalarıyla kim sevişecek? Kim boyayacak yeni kapıları?
Kim sevgiyle geleceğin atalarını yaratacak, silip atacak anlamsız savaşları?

Kim korkuyu yaşayacak? Derinlerine kim nüfuz edecek?
Kim en muazzam neşenin sahibi, Cinderella’nın ayakkabısını kutlayacak olan kim?

Sihirli uçurtmaları kim uçuracak? İkarus’u kim kurtaracak?
Lokumları kim tadacak? Vahşi doğayı kim kurtaracak?

Kim heyecanın peşinden koşacak, korkusuzca sevecek?
Kim hastalara şifa dağıtacak, gözyaşlarını kim dindirecek?

Kim kuzuyu pirzola diye gören, kim muazzam bir şefkatle kuzucuk diye seven?
O kâbus trafikte kim doğacak, kimler ölecek? Kim açacak çiçekçi dükkânını?

Çarklardan kim kurtulacak? Kim çizecek yeni dünya haritasını?
Rutini kim bozacak? Ganeşa’yla kim dansa kalkacak?

Belki de biziz ey özgürlüğü arayanlar. Kapanmadan kapılar
Yutmalıyız anahtarı ve tersine çevirmeliyiz kaderi.

Biziz onlar en derde deva olan, ruha şifa katanlar. Aşırı dozdan, ego zehirinden yitip gitmeden önce,
Yalnızca kalbimizin sesini dinlemeli ve boydan boya geçmeliyiz şefkat denizini.

Bizler sezginin çocukları, zindeliğin evlatları, büyülü şarhoşluğun âşıklarıyız.
Tanrı’nın sergisi, ebedi teşhiriyiz; silahsız bir “âşıklar kabilesiyiz.”

Katıl bize, yumruğunu havaya kaldır ve coşkuyla haykır.
Özgürlük Savaşçısının bayrağı olmaz, onların tek yükselttikleri ruhlarıdır.

Mexico City-Istanbul
Dalceggio-Arkın 
Secret Silk Society

View text
  • #Özgürlüğü Arayanlara Bir Mektup #Aşıklar Kabilesi
  • 2 gün önce
  • 1

Bu şarkıya aşık olmamın bir sebebi olmalı..

View video
  • #Noir Désir - Le Vent Nous Portera
  • 1 hafta önce
  • 4
View photo
  • 1 hafta önce
  • 3406

beyler hava olsun diye d&r dan 10 liraya aldığım nietzsche’nin tragedya’nın doğuşu adlı eser anlayamadığım için 5 liraya satılıktır.. sadece facebook’da paylaşıp hava atmak için bir sayfada bir kısım altı çizildi, fotoları mevcut.. meraklısına şimdiden hayırlı olsun.. ömer seyfettin’in kolay anlaşılır hikaye kitaplarıyla takas düşünülebilir.. (kitap d&r çıkışlıdır faturası mevcut 0 kokusu üzerinde)

View text
  • 1 hafta önce
  • 3
View photo
  • 1 hafta önce
  • 10022

Yıllardır sevdiğim, ama bir türlü onu sevdiğimi belirtemediğim bir kız vardı. Ben onun hakkında her şeyi öğrenmiştim, ama o benim hakkımda hiç bir şey bilmiyordu. Varlığımdan haberi bile yoktu. En yakın arkadaşından, gittiği cafelere, içtiği içeceklere, hatta sevdiği müziklere kadar biliyordum. Kısa süreli bir ilişkisi olmuştu, ve sonrasında anlaşamadığı gerekçesiyle ayrılmıştı. En büyük sorunu insanlarla anlaşamıyor olmasıydı. Ve bu yüzden kimse ile, uzun süreli bir ilişki yaşayamamıştı. Bir gün cafede denk geldik bununla, sonra bir alışveriş merkezinde, sonra da bir konserde. Bir ara çarpıştık, gülümseyerek ‘özür dilerim’ dedi. Konuşamadım bile, dilim tutulmuştu. İlk defa bu kadar çaresiz hissettim kendimi. O da hiç istifini bozmadan gitti. Bir kaç hafta sonra, aynı cafede gördüm bunu. Yanıma kadar geldi ve oturabilir miyim dedi, kafamı salladım. Söylenilen aksine, çok uyumlu bir kıza benziyordu. Oturdu ve; ‘geçen gün konserde sana çarptığım için özür dilerim..’ dedi. Önemi yok bile diyememiştim, gerçekten dilim tutulmuştu ve herkese bülbül gibi konuşan ben ona 2 kelime bile edememiştim. İşte tam o sırada, ‘konuşsana be adam, dilini mi yuttun’ dedi. İşte o anda farklı bir şey oldu, önümdeki adisyonun arkasına ‘benim konuşmak gibi bir kusurum var, kusura bakma’ yazdım. Bana öylece baktı, ama acıyan bir bakış değildi bu. Nasıl yani hiç mi? dedi. Hiç dercesine, bir kafa salladım. Seni öyle görünce, heyecandan konuşamadım, demek yerine böyle demek daha kolayıma gelmişti sanki. Nasıl oldu bu peki dedi, adisyonun arkasına yine bir şeyler yazdım. O soru soruyor, ben adisyonun arkasına yazıyordum. Bu durum onun içinde tuhaf olmuştu, beni farketmeyen o kız, benimle o gün hiç kimsenin ilgilenmediği kadar ilgilenmişti. 2 saat kadar beraber orada oturduk, sonra tekrar buluşmak için sözleştik. 3 gün sonra, aynı saatte aynı cafede buluşacaktık. Her şey iyi gidiyordu, ama tek sıkıntım ona yalan atmış olmamdı. Bunu ona bu sefer söyleyecektim, çıkıp karşısına ‘seni aylardır tanıyorum, yediğin yemeklerden, çaya attığın 2 kesme şekere, dinlediğin müziğe, hatta gülünce çenende oluşan o çukura kadar her şeyi biliyorum, ama seni görünce dilim tutuldu iki kelime bile edemedim, sende dilini mi yuttun deyince, bu yalana sığındım’ diyecektim ki, farklı bir şey oldu koca bir defter ve bir kalemle geldi oturduğum masaya ve kağıda ‘nasılsın?’ yazdı. Gülümsedim, ‘iyiyim sen nasılsın?’ yazdım. O kağıda bir çok şey yazdık, o an bu yalanı biraz daha sürdürmek istedim. Derken birbirimize zaman ayırmaya başladık, alışverişe gitmeye, sinemaya gitmeye, hatta hatta beraber konserlere gitmeye başladık. Beraber bir yerlerde yemek yiyor, gecenin bir saatinde dışarı çıkıyorduk. Tam 5 hafta olmuştu ki, ben ona, o da bana çok alışmıştı. İlk elimi tuttuğu an, alfabeyi tersten okuyacak düzeyde konuşabilecek, ona ‘seni çok seviyorum’ diyecek duruma geldim, ama bu durumun bozulmasından korktuğumdan yine sustum. Bir gün, kulenin oraya gelir misin? diye mesaj attı telefonuma. Koşa koşa gittim hemen.. Kulenin oradaki banka oturmuş, ağlıyordu. Yanına gittim, el işareti ile ‘ne oldu? ’ dedim. Bana en cürretkar kelimelerini sarfetti, ‘şu zamana kadar, kimseye duymadığım sevgiyi duydum sana. Hayatıma giren çoğu insanla, anlaşamıyoruz diye ayrıldık. Senin konuşamıyor olmak gibi bir kusuruna rağmen, seni çok iyi anladım. Sende beni çok iyi anladın. Aşk konuşmak değil, anlamakmış, anlaşmakmış meğer dedi.. Ve devam etti, ‘keşke bir kere, bir kere bana seni çok seviyorum diyebilseydin, bunun için her şeyimi verebilirdim’ dedi. İşte tam o anda, cep telefonumun mesaj kısmına ‘sana bir şey söyleyeceğim, ama bana kızmayacaksın, söz’mü?’ yazdım. Kafasını salladı, ben sana kızabilir miyim dercesine. Bütün desibel rekorlarını kırarcasına bir sesle, ‘seni çok seviyorum’ dedim. Bakakaldı bana, eliyle ‘ne oluyor’? dercesine bir görüntüye girdi. ‘Seni çok seviyorum, seni arkadaşlarınla gittiğin o cafeden tanıyorum, yediğin yemeklerden, çaya attığın 2 kesme şekere, dinlediğin müziğe, hatta gülünce çenende oluşan o çukura kadar her şeyi biliyordum, ama seni görünce dilim tutuldu iki kelime bile edemedim, sende dilini mi yuttun deyince, bi anda bu yalana sığınmak zorunda kaldım, kusura bakma dedim’ O kusura baktı, bende yoluma.. Aşk, susmakmış. O an anladım.. Erkan Akagündüz, Ahmet Yavuz

View text
  • 1 hafta önce
  • 6620

Ayrılma üzerine güzel bir kısa film :))

View video
  • #Ayrılma üzerine güzel bir kısa film
  • 2 hafta önce

Burçların bilinmeyen gerçek yönleri..

Sevgili kadınlar hayatınız boyunca iki kelime etmek istemediğiniz bazı hem cinslerinizle mucizevi bir soru sayesinde saatlerce konuşabilirsiniz. “Burcun Ne???” Kadınlar birbirine bu sihirli kelimeyi söylediği anda o sohbet akmaz, adeta çağlar…

Bugün sizlere (özellikle erkeklere) kadınların burçları hakkında bazı hayati bilgiler vericem. Sonra da çıkarın kalem, kağıtlarınızı sözlü yapıcam.

Koç: Çok bilirler, yok yok tam olmadı, herşeyi onlar bilirler.”Yardımcı olur musun”cümlesi koçun yazılımında yoktur. Koç kadını Survivor Taner gibi her maceraya tek başına dalar. Baskın karakterlidir, erkeğe sözünü geçirmek ister ama sözünü geçirdiği erkeğe de saygı duymaz. Uzaklara gitmek ister, gitti mi de fazla açılmışız diye dönmek ister. İnsanın; -Ablacım ne istiyosun Allahınsen, diyesi gelir koça. Dedikodu yapamaz, kopya çekemez, hız limiti 75 se 60 la gider, kurallara bağlıdır, yalana ve disiplinsizliğe toleransı sıfırdır, bir de söz verip yapmadınız mı terlikle kovalar vallahi. Spiritüel aleme meraklıdır, gönül rahatlığıyla yanlarında ruh çağırıbilirsiniz, içlerinde bir tavernacı yaşar, sabaha kadar birlikte eğlenebilirsiniz.

View text
  • #burçların karakteristik özellikleri #burçlar komik #burçların olumsuz özellikleri #burçlar
  • 2 hafta önce
  • 4
View photo
  • 3 hafta önce
  • 4
View photo
  • #Gazza Children #War
  • 3 hafta önce
  • 1
View photo
  • #FreePalestine Gazza
  • 3 hafta önce
x